CIKOLATA MUZESI

Tarihin Çikolata Kokan Anlarına Yolculuk…

Efsanevi bir lezzet ‘çikolata’… Kökeni asırlar öncesine dayanan mutluluk kaynağı bu eşsiz lezzetin çekirdekten ürüne zaman yolculuğuna Choco Story, Çikolata Müzesi çerçevesinden bir bakalım istedik. Sizin de bu şehirlere yolunuz düştüğünde muhakkak uğramanız gereken, çikolata ve tarih kokularının birbirine karıştığı bu 3 durak, bakın ziyaretçilerine neler neler anlatıyor…

Çikolatayla ilgili, kökeni nereye dayanır? İyi çikolatanın sırrı nedir?, Endüstriyel gelişim çikolatanın popülerleşmesinde nasıl bir rol oynadı?, Çikolatanın ilaç olarak kullanılmasının sebebi nedir? gibi birçok soru sıralamak mümkün. Bu bağlamda Choco-Story | Çikolata Müzesi, tat ve görselliğiyle 4 bin yıllık bir geçmişe sahip olan çikolatanın doğuşundan bu yana akla gelen tüm bu sorulara cevap bulmayı amaçlıyor. Müze, ziyaretçilerini adeta çikolatanın heyecan verici dünyasında bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Bir görsel şölen olan çikolatanın kokusu ve lezzeti de her daim iddialı!

Çikolata müzesi, genç, yaşlı birçok çikolata tutkunu için büyüleyici bir deneyim olurken barındırdığı çok sayıda el yapımı ürün ile şüphesiz ki tarihin nabzını tutmakta. Bin civarında nesneden oluşan antika koleksiyonu ile çikolatanın kökeni ve gelişimine dair bir hikaye anlatan müze, 3 bölümden oluşuyor, Ayrıca Çikolata Müzesi, üretim sürecindeki gelişim ve çikolatada kullanılan hammadde çeşitliliği gibi çikolata yapımına dair birçok konunun da aydınlatmasına yardımcı oluyor.

Tanrı’nın bir hediyesi… Çikolata

Ziyaretçiler, müzede yer alan gösteri merkezinde muhteşem çikolataların sırrına vakıf olurken müzede üretilen çikolataları tatma fırsatı yakalıyor. Van Belle ailesinin özel girişimi olan ve Belçika çikolatasının son otantik üreticisi olarak hala çalışan Belcolade’in sponsorluğunu yaptığı bu güzel müze, çikolataseverlerle buluşuyor. 3 kattan oluşan, ortaçağ binası Huis’de Crone o zamanlara ve bugüne dair üretim süreci ve çikolatanın bileşenlerinin yanısıra çikolatanın görkemli tarihini de gözler önüne seriyor. Mayalar ve Aztekler için Tanrı’nın bir hediyesi olarak anılan çikolata, Avrupa için de muhteşem bir buluş!

Müzenin ilk katı iki odadan oluşuyor. Odalardan biri olan‘Maya Odası’ otantik nesnelerle Mayaların ve Azteklerin mistik hayatını anlatıyor. Mimarlık, astronomi ve matematik gibi alanlarda yetkin bilgiye sahip oldukları bilinen bu medeniyetler, aynı zamanda kakao çekirdeğinin de kaşifi. Daha sonraları, Toltekler ve Aztekler ise Maya geleneğini devam ettirerek kakao  ağaçlarının alanlarını genişletmişler.

Çekirdekten çikolataya…

Yine müzenin ilk katında yer alan ana odalardan (B) birinde Maya ve Aztekler tarafından kullanılan kakaoya derin bir bakış sağlanıyor. Çikolatanın  sadece Tanrıların içeceği olarak anılmasının yanı sıra para birimi olarak da kullanıldığını biliyor muydunuz? Mesela bir tavşanın değeri 10 kakao çekirdeği iken köleler, yüz çekirdek değerindeymiş. Müzenin 2. katında ise çikolatanın bileşenleri ve endüstriyel çikolata üretimi hakkında fikir edinmeniz mümkün. Salona girdiğinizde çekirdekten çikolataya, çikolatanın tüm bileşenlerinin geçirdiği evrelere şahit olmanız mümkün. Ekim-Şubat ve Mayıs-Temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez hasadı yapılan kakao çekirdekleri, işleme sokulur.

Üçüncü kata çıktığınızda (oda C) çikolata ve sağlık ve Belçika çikolatasının tarihi olmak üzere iki farklı temayla karşılaşıyorsunuz. nMüzede ayrılmadan önce ziyaretçilerin görmesi gereken bir başka gösteri merkezi ise‘Tadım Merkezi. Burada çikolatanın en kolay yolla nasıl yapılacağı gözlemlenebildiği gibi çikolatanın hazırlanma süreci de ziyaretçiler tarafından izlenebilir. Frans’da Paris, Çek Cumhuriyeti’nde Prag ve Belçika’da ziyaretçileri bekleyen çikolata müzesi yolu bu şehirlerden geçen herkesin durak noktası olmalı.

3915768710_335405fa07_o Choco-Story-Chocolate-Museum-Briž-Belgija1