Karafirin

Ar-Ge Çalışmaları Profesyonelce Yürüyor

Karafırın

1905 yılından bu yana süregelen bir geçmişe sahip Karafırın, mesleğin pastacılık tarafına yönelen Karal’lar tarafından, 1992’de ilk Karafırın Pastanesi’ni Bakırköy’de açmış. 1996 yılında İkitelli Organize Sanayi Sitesi içerisinde yer alan Karafırın, burayı üretim tesisi olarak kullanmaya başlamış ve lezzet, hijyen, estetik alanlarında kendi standartlarını oluşturmuş. 2005 yılında mevcut konseptine restoran kültürünü de ekleyen Karafırın, İkitelli’de ilk restoran-kafe-pastane mağazasını açmış ve 2006’dan bu yana franchise yöntemi ile yatırımcılara iş kurma olanağı sağlıyor. Hızla yayılan mağazaları, genişleyen franchise ağı, Türkiye’den ve yurtdışından ustalar ile sürdürdüğü yoğun ar-ge çalışmaları ile ülkemiz pastanecilik sektörünü her geçen gün daha ileriye taşımak için çalışan Karafırın’ı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Karal ve Ar-Ge Bölüm Sorumlusu Yusuf Karal ile konuştuk…

Lezzet, hijyen, estetik alanlarında kendi standartlarını oluşturan zincir, 1998 yılında Malta’da düzenlenen Uluslararası Gastronomi Yarışması’nda butik pastalar dalında Türk milli takımına seçilerek, Türk Hamamı isimli pasta ile altın ve gümüş madalyanın verilmediği yarışmada bronz madalya almaya hak kazanan ekip, özel pastalar dalında da iki mansiyon almış. Karafırın’ın bu başarısı butik pastaların tüm Türkiye’ye yayılmasını sağlarken, işletmeciler bugün özel günlerde gördüğümüz birbirinden estetik pastaları sektöre kazandırmanın gururunu yaşıyor.

“Hiç bitmeyen üretim”

Mutfağının oldukça yoğun olduğunu tahmin etmenin hiç de zor olmadığı Karafırın’da hiç bitmeyen bir üretim var. Dönemsel olarak miktarlar ve çeşitler farklılık gösterse de her gün yeni baştan bütün ürün çeşitleri Karafırın ustaları tarafından elde üretiliyor. “Tabi ki buna hizmet eden pek çok modern ekipman olsa da mutfağın ana malzemesi el ustalığı” diyor Orhan Karal. “Ürünlerimizde standardı yakalamak adına reçetelerle çalışıyoruz. Her ürünün bir reçetesi var. Şube ağından gelen taleplere göre yapılan üretim programı dahilinde üretim yapılıyor. İmalat dahilinde farklı ürünleri üreten farklı birimler var, ama toplamda tüm şubelerimizde satışa sunulan ürünlerin hepsi, imalat müdürümüzün yönetiminde tek merkezde üretiliyor. Günlük üretim yapmamız nedeniyle hızlı olmak bizim için önem arz ediyor” sözleri ile üretimin detaylarından bahsediliyor.

650 çeşit lezzet alternatifi

Bugün 2 farklı konsepti bulunan Karafırın bir pastanenin yanı sıra kafe pastane hizmeti de veriyor. Buradaki fark sadece metrekare büyüklüğünden değil aynı zamanda mönü farklılığından kaynaklanıyor. Yani pastane konseptinde belirli ürünler varken diğer konseptte kafe mönüsü de uygulanıyor. Şuan İstanbul içerisinde 21 noktada hizmet veren Karafırın; Altunizade, Armoni Park AVM, Atakent, Bahçeşehir Bulvar, Bahçeşehir Loca, Bakırköy, Beyazıt, Florya, Hasanpaşa, İkitelli, İstinye, Kadıköy, Kemerburgaz, Kozyatağı, Maçka, Maslak, Nişantaşı, Ulus ve Viaport’ta konumlanıyor. Yaklaşık 650 çeşit pastane ürünü, 50 çeşit nihai çikolata ürünü ile geniş lezzet alternatifleri sunan zincir, günlük olarak ortalama 300 çeşidi satışa sunuyor. Pasta grubu, çikolata grubu, kurupasta, börek, sütlü tatlı, baklava ve şerbetli tatlı, dondurma ve butik pastalar ürün gamını oluşturan seçenekler arasında.

Geniş bir ar-ge departmanına sahip olan Karafırın’ın ar-ge sorumlusu Yusuf Karal alanında uzman işler çıkarıyor. Bunun yanında tüm dünyadaki trendleri takip ederek fuarlara katılıyor ve ayrıca müşterilerden gelen geri bildirimleri analiz ediyorlar. Bütün bu veriler ışığında da yeni ürün çalışmaları gerçekleştiriliyor. “Dünyanın en ücra köşelerine dahi giderek çalışma yapıyoruz” diyen Karal: “Örneğin geçen sene İspanya’da gördüğümüz yerel bir tatlıyı Mayorka adı ile Türkiye’de müşterilerimizin beğenisine sunduk ve çok başarılı olduk” sözleri ile yeni ürünleri nasıl geliştirdiklerine değiniyor.

Yepyeni bir Karafırın markası!

Önümüzdeki dönemde yeni yatırımlarla gündeme gelmeyi planladıklarını dile getiren Orhan Karal: “Şu anda kurumsal kimliğimiz ve mağaza konseptimiz ile ilgili en üst noktada profesyonel çalışmalarımız devam ediyor. Yakında yepyeni bir Karafırın markasıyla karşılaşabilirsiniz” diyor. Bunların yanı sıra 2015 yılına kadar şube sayısının da 50’ye kadar yükseltilmesi amaçlanıyor. “Müşterilerimize sürekli yeni ürünler sunmak bizim için vazgeçilmez bir süreç. Bu yenilikleri bazen yurt dışı ziyaretlerimizde bazen kendi kültürümüzde yakalıyoruz. Kimi zaman kavala gibi özellikle yapmak isteyip bu uğurda birkaç kez Yunanistan’a gittiğimiz ürünler oluyor, kimi zaman da Kapadokya’dan bir arkadaşın çok sevdiği tahinli çıtırı yapmamız için bize göndermesiyle ortaya çıkan ürünler oluyor” sözleri ile mutfağı anlatan Yusuf Karal, Sultan baklavalarını Suriye’den, Mayorka’yı ise İspanya’dan alarak Türk damak tadına yaklaştırdıklarından bahsediyor. Foto çikolata ise Belçika çikolatasının tadını müşterilere sunarken görsel olarak da fark yaratan bir ürün olarak gösteriliyor.

Pastacılıkta profesyonel işler

15 yıldır gıda sektöründe. Dede mesleği olan fırıncılığın da etkisiyle, liseden mezun olur olmaz pastacılık konusunda çalışmaya başlayan Yusuf Karal, farklı firmalarda tecrübe kazandıktan sonra Karafırın ailesine katılmış. Yaklaşık 6 yıldır Karafırın bünyesinde ar-ge bölüm sorumlusu olarak görev yapan Karal, bölümdeki personeliyle birlikte Karafırın müşterisine özel tatların oluşturulmasıyla ilgileniyor. Bu görevin gerekliliği olarak pastacılık ve çikolata konularında yurtdışında Yunanistan, Fransa ve Belçika’da eğitimler alan Yusuf Karal, pastacılıkta oldukça profesyonel işlere imza atıyor.

Saraylara layık Sultan Serisi

Karafırın Sultan Serisi’nden detaylı bahsetmek isteyen Yusuf Karal, Osmanlı sultanlarının isimlerini taşıyan birbirinden leziz çeşitleriyle, saraylara layık ikramların bu seriyi oluşturduğunu söylüyor. Sultanların damak zevklerinden ilham alınarak yaratılan Karafırın Sultan tatlıları, asil ve ayrıcalıklı bir ikram ve hediyelik arayanlara seçenek sunuyor. Hürrem, Mihrişah, Gülcemal, Nakşidil, Nurbanu, Mahfiruz ve Hüma ise Sultan Serisi’nde yer alan lezzetler arasında…

“Ar-ge’ye büyük önem veriyoruz”

“Yukarıda bahsettiğimiz ürünlerde dahil olmak üzere, Karafırın’ın satışa sunduğu tüm ürünler öncelikle ar-ge sürecinden geçiyor ve onaylanan ürünler müşterilerimize sunuluyor” diyen Yusuf Karal, ar-ge sürecinin, hem estetik hem tat olarak yakalamak istedikleri hedeflere ulaşmak adına birçok ürün yapım denemesini, hem ürün hem hammadde alanındaki yenilikleri takip etmeyi, onaylanan ürünleri yapacak ustalara eğitim vermeyi, yerli yabancı danışmanlarla yapılan ortak çalışmaları yürütmeyi de içerdiğini söylüyor. Karal: “Dediğiniz gibi sektörde genelde ar-ge maliyetini bir yük olarak gören firmalar var. Ama şanslıyım ki, işine ve müşterisine bakışı dahilinde ar-ge bölümü olmazsa olmaz bir firmada çalışıyorum” diyerek sözlerini sonlandırıyor.

Karafirin_Sultan_2 Karafirin_AlmanPastasi_CilekliYÖNETİM KURULU BAŞKANI ORHAN KARAL