MARIE ANTOINETTE YAZI

Rönesans Dönemini Çikolataya Yansıtan Bir İsim…

Nişantaşı’ndaki çikolata kokan ufak bir dükkandan bahsedeceğiz şimdi uzun uzun. Çikolata kokan diyoruz çünkü gerçek bir çikolata dükkanı burası. Aslen oyuncu olan Ruken Demirer’in çocukluğundan bu yana bitmek tükenmek bilmeyen çikolata aşkından doğan bu fikir, şimdilerde butik çikolata denince ilk akla gelenlerden biri olmayı başarmış durumda…

Çocukluktan bu yana hayal ettiği çikolatacı olmayı emin adımlarla ilerleyerek hayata geçiren Ruken Demirer “Çikolatacı olmak için çok fazla araştırma yaptım. Çikolata yapmak için okul okumadım. Sadece hayal gücüm ve çikolata aşkıyla yola çıktım” sözleriyle kendini ifade ediyor. En iyiyi ortaya koyarak ambalajda ve çikolatada fark yaratan markanın ismi ise Eski Fransa Kraliçesi ve çikolataya olan düşkünlüğüyle bilinen Marie Antoinette’den geliyor. 2 sene gibi kısa bir sürede Türkiye’nin önde gelen firmalarına danışmanlık yapmaya başladıklarından bahseden Demirer “Ürünlerin hepsinde yüzde yüz Belçika çikolatası kullanıyoruz. Çikolatalarımız el yapımı olarak günlük üretiliyor ve kalitemizi kısa sürede bu derece duyurmak bizim önemli bir gurur” diyor. Balmumcu’da konumlanan atölyede hazırlanan çikolatalar için 4 ayrı şef çalışıyor. Dünyadaki çikolata trendlerini takip etmek adına ise sektörün en deneyimli isimlerinden biri olan Callebaut Doğu Avrupa Teknik Danışmanı Marc Pauquet’ten danışmanlık alınıyor. Marie Antoinette’de yapılan çikolatalar katkı ve koruyucu madde içermezken çikolataların günlük üretildiğini de öğreniyoruz.

Passion fruit, yaban kirazı…

Passion fruit aromalı ve üzeri altın çilekle süslenen “passion çikolatası” ve yine özel olarak ürettikleri “yaban kirazı çikolatası” Marie Antoinette’nin spesiyalleri arasında. Ürünlerin hammaddelerini bulmakta zaman zaman zorlandıklarını dile getiren Demirer: “Ürünlerde taze meyve kullanıyoruz, yapay aroma kullanmıyoruz. Yurtdışından özel olarak, yüzde 80 meyvenin kendisinden olan aroma özdeşi getirtiyoruz” diyerek müşterilerinin sağlığını tehdit etmeyecek çikolatalar yaptıklarının altını çiziyor. Taptaze çikolatalarını Nişantaşı’ndaki küçük butik mağazasında sergileyen markanın oldukça fazla müdavimi var. Hatta ve hatta Anadolu Yakası’ndan bile çikolata almaya gelen müşterileri olduğunu öğreniyoruz dükkanın…

“Çikolata ve Barok dönemine ilgim var…”

Gerçek çikolata ile sahte çikolata ayrımı yapamayanların, bu ayrımı nasıl yapacağını anlatan başarılı işletmeci: “Sahte çikolatalar ucuza alınıyor. Yediğinizde damağınızda bir yağ tadı hissediyorsunuz. Gerçek çikolatadaki yağı vücut enerji ile dışarı atarken sahte çikolatadaki hidrojenize yağ damar tıkanıklığı yapıyor. Ayrıca gerçek çikolata parmaklarınızın arasında 5 saniye içinde eriyor. Bu şekilde gerçek ile sahte çikolatayı ayırt edebilirsiniz ” diyor. Marie Antoinette’de, başka firmalar için çikolata üretilirken aynı zamanda çikolata firmalarına danışmanlık yapılıyor. Adını Barok dönemin en renkli isimlerinden Marie Antoinette’den alan çikolata atölyesi ile ilgili olarak Demirer “Eskiden beri çikolatayla birlikte Rönesans ve Barok dönemine de büyük düşkünlüğüm vardı. Ünlü isimlerden Marie Antoinette çikolataya çok düşkünmüş. Hatta kendi çikolatacısını gittiği her yere götürüyormuş. Ben etkilendiğim 2 şeyi birleştirerek bir konsept yarattım” sözleriyle özetliyor butik mağazasını.

Türkiye’de çikolata tüketimini arttırmaya yönelik çalışmalar her geçen gün sürüyor. Marie Antoinette de tüketiciye gerçek çikolatayı aşılamayı hedefliyor. Türkiye’de bilinçli tüketicilerin çoğaldığı görüşünde olan Demirer: “Ben çikolata sektörünün önünü açık görüyorum” diyerek Türkiye’deki çikolata sektörünün büyüdüğünün altını çiziyor.

IMG_7729 IMG_7669